• Murat Yıldız

Heybetli Patronlar Çınar Gibidir

Şirketin her şeyine hakim, gücü, otoritesi, işe, sektöre hakimiyeti ile çalışanlarında (ve hatta rakiplerinde) saygınlık uyandıran patronları Çınar'a benzetiyorum. Heybetli duruşları ile çalışanlarına güven veriyorlar.

Çınarlar o kadar güçlü ve heybetlidir ki, gölgesi serinlik ve esenlik verir. Ne var ki gölgelerinde de bir şey yetişmesine de müsaade etmezler.

Heybetli Patronlar da güçlü duruşlarıyla karar alma, istişare etme, inisiyatif almaya müsaade etmiyor, tüm kapılar kendilerine çıkıyorsa Çınar olma tuzağına düşmüş oluyorlar. Evet, sağlıkları elverdiği sürece heybetli duruş dosta güven veriyor. Lâkin bu durum, kendilerinin yokluğunda şirketi kusursuz fırtınaya da zemin hazırlıyor.

Çınar olmaktan vaz mı geçmek gerekiyor. Çok net. Evet!


İnsan olarak fıtratımızda "güç arzusu" var. Hele ki dişimizle tırnağımızla kazıyarak elde ettiğimiz, yıllarımızı verdiğimiz güçten vazgeçmek, gücü paylaşmak, devretmek çok zor. Biliyorum "çınar olmaktan vazgeç" demesi kolay, yapması zor. Sistematik plan, yüksek irade, sebat ve sabır istiyor.

Bu sebeplerle kurumsallaşma çalışmaları aslında Patronun kendisiyle imtihanına dönüşüyor.

Henüz heybetli olmamış patronların işi biraz daha kolay. Heybetli olmaya çalışmamak, henüz o güce varmadan, gücü tabana yaymak, kendi dışında karar - istişare- inisiyatif mekanizmaları geliştirmek...


Fotoğraf : Doğa Dergisi

 

Blog yazılarımızdan haberdar olmak için bültenimize üye olabilirsiniz.

 

0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör